E-ticarette Yaz Dalgası mı, Ritim Değişimi mi?

E-ticarette yaz dalgası gerçekten ne?

Her yaz aynı cümle tekrar ediyor:

“Satışlar düştü.”

Ama işin ilginci şu… çoğu zaman satış gerçekten düşmüyor.

Sadece her şey biraz yavaşlıyor gibi hissediyoruz.

Yazın olan şey aslında düşüş değil

Yaz döneminde kullanıcıyı biraz daha farklı görmeye başlıyoruz.

Mesela:

  • Daha geç saatlerde giriyor siteye
  • Daha çok telefondan bakıyor
  • Sepete atıp çıkıyor, sonra geri geliyor
  • “Şimdi alayım” yerine “bir bakayım” modunda

Yani ortada kaybolan bir talep yok.

Sadece hız değişiyor.

Ama biz ne yapıyoruz?

Genelde aynı şeyi:

Aynı kampanya
Aynı kreatif
Aynı tempo

Sonra da sonuç kötü gelince “yaz etkisi” diyoruz.

Belki de mesele yaz değil.

Asıl konu ritim

E-ticarette bazen en kritik şey bütçe falan değil.

Kullanıcının ritmi.

Sen hızlısın, o yavaşlamış.
Sen sabah kampanya basıyorsun, o gece bakıyor.
Sen “satın al” diyorsun, o henüz karar veriyor.

Ufak bir kopukluk gibi ama sonuç büyüyor.

Yaz aslında bir test gibi

Bence yaz dönemi biraz şunu ölçüyor:

“Gerçekten kullanıcıyı okuyor musun, yoksa sadece panel mi izliyorsun?”

Çünkü yazın kazananlar genelde şunu yapanlar oluyor:

  • Saatleri takip eden
  • Mobil davranışı fark eden
  • Mesajı biraz yumuşatan
  • Herkese aynı şeyi göstermeyen

Son söz

Yazın e-ticarette çok büyük bir sır yok aslında.

Talep gitmiyor.

Sadece senin hızınla müşterinin hızı aynı olmuyor.

Aradaki fark büyüyünce de “düşüş” gibi görünüyor.

Sizce yazın en çok hangi taraf değişiyor: trafik mi, yoksa insanın alışveriş kafası mı?

Leave a Reply

Your email address will not be published.Required fields are marked *

Chat Icon